27 Ara 2008

Semahlarla, Deyişlerle, Anılan Bir Sanatçı "Oğuz BUDAK"


Dün (26 Aralık 2008) Çağdaş Sanatlar Kültür Merkezinde, doğum gününde anıldı, Oğuz Budak. Ölümü O kadar ani olmuştu ki, şaşkınlıktan yas tutulamadı onun için. Kardeşi Atilla Budak'ın dışında belki de bu güne kadar ağlamadı kimse.

Akşam salonu dolduran akrabaları, arkadaşları ve sanatçı dostları girişte Oğuz Budak'ın "Geceleri Akvaryumda Uyuyorum" (Hikaye) ve "Türkiye'nin Sosyal Kültürel Değişme Sürecinde Orhan Asena Tiyatrosu" (Bilimsel Çalışma) adlı iki kitabı hediye edildi.

Salona giren konuklar, sahnede Oğuz BUDAK'ı gördüler. Muhteşem hazırlanmış sinevizyonda fotoğrafları birer birer geçti. Dostları anılarını anlatırken gözyaşlarını tutamadılar. Oğuz BUDAK'ın yazmış olduğu şirler, Atilla BUDAK'ın sesi ve sihirli parmaklarıyla can buldu. Piyano ile ezgilerini seslendiren Atilla BUDAK, dostlarını gözyaşlarına boğdu.

Oğuz BUDAK'ın hayatı boyunca benimsediği ve hayat felsefesi olarak gördüğü semahlar vardı sahnede. Deyişler söyleniyor, semahlar dönülüyor, sazlar çalınıyor O Güvercin Donunda İzliyordu Bunları.

Programın ikinci bölümünde türküler söylendi onun için. Ağlamak isteyenler ağladı, ağlayamayanlar gözyaşlarını içine akıttı.

Ve Sanat Tiyatrosu olarak biz oradaydık. Kendisini sanatın bilimselliğine adamış olan abimizi andık. Ve el sallayarak ayrıldık salondan.

"GÜLE GÜLE KARDAŞ"


0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.