16 Ara 2008

AKAD'IN YAYI

Akad'ın Yayı'nda Akad'ın benimsediği hak, adalet ve kardeşlik ülküsü, dünyayı unutmuş tanrılara, tıpkı Prometheus'unki gibi bir başkaldırıdır. Akad, tanrıları yayıyla yok ederken, insanların mistik varlıklardan medet ummamaları gerektiğini göstermeye çalışmıştır. Akad bu eylemiyle, insanların, belki daha yalnız ama daha cesur, daha bilinçli ve daha özgür olabileceği; kendi yazgısını kendilerinin belirleyebileceği ve sorumluluklarını kendi başlarına taşıyabilecekleri bir çağın başlatıcısı olmuştur.

"Akad'ın yayı" insanların ele geçirdiği evrensel gücü de temsil etmektedir. İnsan aklı bu kurtuluşu yaşadıktan sonra ne yapacak, özgür iradesini hangi yönde kullanacaktır? Elde ettiği bu güç, onu kullanana göre değişebilir; insanlığın aleyhinde, onu nereye sürükleyebileceği belli olmayan silahlar üretebilir ya da insanlığın yararına kullanabilir. Ve bu da, insan aklının ve onun yarattığı bilimin en büyük ikilemidir. Bu ikilem yalnız Akad için değil, Nobel ve Oppenheimer için de aynı noktadadır. Ancak Akad'ı onlardan ayıran, daha sağduyulu ve öngörülü davranarak silahını başka ellere bırakmamasıdır. Akad, elindeki gücün insanlığa karşı bir silah olarak kullanılmasına izin vermez. Bu davranışı ona ölümü getirirken, aynı zamanda da ölümü yeni bir çağın başlangıcını haber verir. Bu çağ, insanın yaşamla, kendi başına, tanrısız, yalnızca kendi iradesiyle başa çıkması gereken, Akad'ın öncüsü olduğu bir çağdır..

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.